Yapay zekâ değil, süper zekâ
Trump, ABD’nin resmî belgelerinde “yapay zekâ” yerine “süper zekâ” ifadesinin kullanılacağını açıkladı
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslenen ABD Başkanı Donald Trump, teknoloji dünyasında karşılığını hemen bulan bir terminoloji değişikliğine imza attı. ABD hükümetinin bundan böyle “yapay zekâ” yerine “süper zekâ” ifadesini kullanacağını duyuran Trump, “yapay” kelimesinin teknolojiyi sahte ve yapmacık hissettirdiğini söyledi.
Aynı konuşmada uluslararası yapay zekâ düzenlemelerini “küreselci bir plan” olarak niteleyip reddetti ve ABD’nin Çin karşısındaki üstünlüğünü koruması gerektiğini vurguladı. Teknolojinin ekonomik etkisini Sanayi Devrimi’yle karşılaştıran Trump, katı yasal kısıtlamalara karşı çıktı ve “Süper zekâyı kim kazanırsa o kazanır” dedi.
Değişiklik, uzmanlar arasında soru işaretleri yarattı. Yapay zekâ literatüründe “süper zekâ”, insan zekâsını her alanda geride bırakan, kuramsal düzeyde tartışılan ve henüz var olmayan ileri sistemleri tanımlamak için kullanılıyor. Kavramı yaygınlaştıran isim, 2014 tarihli kitabıyla filozof Nick Bostrom oldu. Bostrom terimi, “neredeyse tüm ilgi alanlarında insanın bilişsel performansını büyük ölçüde aşan her türlü zihin” olarak tanımlıyor. Bu kavramın bugünkü sistemler için kullanılması, mevcut teknoloji ile kuramsal gelecek arasındaki sınırı belirsizleştirebilir.
Uzmanlar bu noktada ikiye ayrılıyor. Center for a New American Security’den araştırmacı Caleb Withers, “süper” ifadesinin yapay zekânın giderek artan sayıda görevde insan becerisini aştığı gerçeğiyle örtüştüğünü ve bunun ulusal güvenlik açısından ayrı sonuçları olduğunu savunuyor. Araştırmacılar Sayash Kapoor ve Arvind Narayanan ise yapay zekânın “yapay zekâdan yararlanan insanlardan daha zeki olduğu anlamlı bir tanım bulunmadığını” söy…
Bu içerik harici kaynaktan derlenmiştir; tüm hakları Digital Age'a aittir.